Son günlerde Türkiye ile Yunanistan arasında Doğu Akdeniz’de yaşanan gerginlik ciddi bir endişe kaynağı olarak tüm halkımızı tedirgin etmektedir.

Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru haklarını korumasının önüne kimse geçemez. Bununla birlikte mevcut  durumun nedenlerinin dikkatle incelenmesi ve iyi irdelenmesi gerekir.

1. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Türkiye’nin Mısır ile olan ilişkilerinin mutlaka düzeltilmesi gereğini defalarca dile getirdik.

2. Doğu Akdeniz’de hidrokarbon kaynaklarının değerlendirilmesi ve deniz yetki alanları ile ilgili hukuk zemininde gerekli adımların atılması için Mısır’ın bölgede en önemli aktörlerden ve muhataplardan biri olduğunu defalarca vurguladık.

3. Hidrokarbon kaynaklarının değerlendirilmesi için oluşturulan Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nun bölgenin yedi ülkesini bir araya getirdiğini, ancak bu gruba Türkiye’nin dahil edilmemesini haksız ve adil olmayan bir davranış olarak gördüğümüzü anlattık, bu davranışı eleştirdik, iktidarın da gerekli önlemleri alması için çağrı yaptık.

Bölgemizde Türkiye’nin içinde yer almadığı çözüm arayışlarının nafile çabalar olduğu bir gerçektir.

Hal böyle iken ve CHP olarak bütün bu eksikliklere dikkat çektiğimiz halde, bugün gelinen noktada CHP’nin adeta sorunların kaynağı imiş gibi gösterilmesi tam bir aymazlıktır.

Türkiye’nin dış politikasında yaşanan en önemli sorun liyakatin gözetilmemesi, Dışişleri Bakanlığı kadrolarının tümüyle devre dışı bırakılmasıdır.

Mısır ile ilişkilerimizin yeniden, gerektiği ve hak ettiği seviyeye çıkarılması ve bölgenin sorunlarına Mısır ile birlikte çözüm arayışları için adımlar atılması bizi ancak ve ancak memnun edecektir.

CHP olarak Türkiye’nin dış politikasının, ülkemizin uluslararası toplumda itibarını yeniden kazanmasına yol açacak ve liyakatli kadrolar tarafından hak ve menfaatlerimizi kollayacak şekilde yürütülmesi amacıyla, bugüne dek olduğu gibi, bundan sonra da girişim ve çabalarımızı sürdürecek, iktidarın eksiklik ve hatalarını vurgulamaya devam edeceğiz.